Turga Perspektifleri
Büyümenin yönetilebilirliği, uluslararası şirketlerde merkezin rolü ve yeni bir pazara girmek için doğru zaman.
Büyüme, merkez ve zaman.
Büyümenin Hızı Değil, Yönetilebilirliği Değer Yaratır
Yeni müşteriler, yeni ülkeler ve artan ciro şirketin büyüdüğünü gösterir. Ancak yönetim aynı hızda gelişmiyorsa büyüme, karar almayı zorlaştırabilir. Bu nedenle yöneticilerin yalnızca ne kadar büyüdüğüne değil, büyümeyi nasıl yönettiğine de bakması gerekir.
Kararların nerede alındığını görün
Yeni pazarlarda fiyatı kim belirliyor, müşteriyle hangi şirket sözleşme yapıyor, yatırım kararını kim onaylıyor? Faaliyetler genişledikçe bu soruların yanıtı belirsizleşmemelidir.
Açık yetkiler, yerel ekiplerin hareket etmesini ve merkezin sonuçları izlemesini kolaylaştırır.
Her büyümenin sonucunu ayrı ölçün
Toplam ciro, hangi ürünün veya pazarın değer yarattığını tek başına göstermez. Kârlılık, tahsilat süresi ve operasyon için gereken kaynaklar birlikte değerlendirilmelidir.
Böylece yönetim, büyümeyi sürdürmek ile yön değiştirmek arasında veriye dayalı karar verebilir.
Yapıyı büyümeye hazırlayın
Bugün birkaç kişiyle yürüyen işler, şirket büyüdüğünde aynı yöntemle sürdürülemeyebilir. Raporlama, sorumluluk ve kontrol düzeni ihtiyaç ortaya çıkmadan geliştirilmelidir.
Şirket değeri yalnızca ulaşılan ölçekten doğmaz. O ölçeğin yönetilebilir ve sürdürülebilir olmasından da doğar.
Uluslararası Şirketlerde Merkez Ne Yapmalı?
Birden fazla ülkede faaliyet gösteren şirketler için her kararı merkezden almak mümkün değildir. Bütün kararları yerel ekiplere bırakmak da şirketin ortak yönünü zayıflatabilir. Yönetimin görevi, hangi kararların nerede alınacağını açık biçimde belirlemektir.
Ortak yönü merkez belirlesin
Şirketin büyüme hedefi, marka kimliği, büyük yatırımları ve kabul edeceği riskler bütün ülkeler için anlaşılır olmalıdır. Merkez, bu çerçeveyi kurup sonuçları düzenli değerlendirmelidir.
Bu çerçeve olmadan ülkelerdeki faaliyetler birbirinden bağımsız işlere dönüşebilir.
Pazara yakın kararlar yerelde alınsın
Müşteri beklentileri ve rekabet koşulları yerel ekip tarafından daha yakından görülür. Ekip, tanımlanmış sınırlar içinde teklif ve müşteri ilişkilerini yönetebilecek yetkiye sahip olmalıdır.
Yetki verilmesi, sonuçların ölçülmesi ve merkeze aktarılmasıyla birlikte düşünülmelidir.
Bilgiyi şirketin tamamına taşıyın
Bir ülkede öğrenilenler diğer pazarlarda da işe yarayabilir. Düzenli raporlama ve ekipler arası görüşmeler, bu bilginin kişilere bağlı kalmasını önler.
Güçlü bir uluslararası merkez, her işi kendisi yapan merkez değildir. Şirketin ortak yönünü korurken yerel ekiplerin doğru kararları zamanında almasını sağlayan merkezdir.
Yeni Bir Pazara Girmek İçin Doğru Zaman Ne Zaman?
Bir pazarda fırsat görmek, o pazara hemen girilmesi gerektiği anlamına gelmez. Şirketin mevcut faaliyetleri, finansal kapasitesi ve yönetim zamanı da kararın parçasıdır.
Fırsatın niteliğini sınayın
Yeni pazardan gelen birkaç talep, düzenli müşteri potansiyeline işaret edebilir; ancak bunu doğrulamak gerekir. Müşterilerin neye ihtiyaç duyduğu, ürünü nasıl satın aldığı ve hangi satış kanalına ulaşılabildiği araştırılmalıdır.
İlk görüşmeler, pazar hakkında varsayılanlarla gerçekte görülenler arasındaki farkı ortaya çıkarır.
Şirketin hazırlığını ölçün
Mevcut müşterilere verilen hizmet aksatılmadan yeni pazara kaynak ayrılabiliyor mu? Üretim, satış ve finans ekiplerinin ek yükü karşılayıp karşılayamayacağı değerlendirilmelidir.
Yeni pazar için sorumlu bir ekip ve gerçekçi bütçe bulunması, fırsatı uygulamaya dönüştürür.
Giriş için açık bir eşik belirleyin
Şirket, hangi müşteri ilgisi ve finansal koşullar oluştuğunda yatırımı artıracağını önceden tanımlayabilir. Böylece karar yalnızca iyimser beklentilere dayanmaz.
Doğru zaman, pazarın cazip göründüğü ilk an olmayabilir. Pazar fırsatı ile şirketin uygulama kapasitesi aynı noktada buluştuğunda giriş kararı daha sağlam bir zemine oturur.